metal levha

n. sheet metal

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • klişe — is., Fr. cliché 1) Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha Klişecilik sanatını usta bir klişeci kadar bildiği hatta kendisi de klişe yaptığı için, siyah ve beyazın tonlarını son derece hünerle… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • raf — is., Ar. reff Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha Yemek paketini, raflarda yer bulamadığı için masa üstüne koydu. M. Ş. Esendal Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yaka — is. 1) Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü Paltosunun yakasını kaldırıp tenha caddeyi tutturdu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası 3) Kıyı, kenar, taraf Sokağın karşı yakasına… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • palet — is., Fr. palette 1) Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları tahta veya porselen levha Ne atölyem ne fırçam ne paletim var. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha 3) Hızlı yüzmek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Islamic art — Arabesque inlays at the Mughal Agra Fort …   Wikipedia

  • plaket — is., Fr. plaquette 1) Onurluk 2) Metal, ağaç, cam vb.nden türlü biçimlerde yapılan, duvara veya herhangi bir yere çakılan küçük, alçak kabartma levha …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • safiha — is., esk., Ar. ṣafīḥa İnce, yassı ve geniş metal nesne, levha …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.